![]()
![]()
Güzel bir gün geçirdim sanırım. En çok da akşam vakitlerinde keyfim yerindeydi. Ne de olsa işten çıkmış kız arkadaşımla bir şeyler içmek üzere kafeye gitmiştim. Kim keyifli olmaz ki? Belki bu yazıyı yazan ben olmasaydım size tek tek tüm betimlemeleri dizerek şahane ve belki sıkıcı ama uzun bir yazı yazabilirdim. Mutlu, huzurlu ve bence sıkıcı bir yazı… Sanırım blog’umun ismi olan “içe vurum” gerçekten de yazılarımın genel özelliğini anlatıyor; mutsuz ve problem yaratan şeyler. Evet, aslında düşününce gerçekten de eğer kafama takılan bir sorun yoksa yazmamı veya başka bir şekilde bu derdimi dışa vurmamı sağlayacak hissiyatı bulamıyorum. Mutlu anlarımı yazılarıma veya diğer işlerime yansıtmıyorum. Yansıtmayı istemiyorum, çünkü gerek yok. Zaten aklımda bir şey kalmamış, o güzel dönemi yaşamışım. Ama diğer mutsuz olaylar hep aklında kalıyor insanın. Evire çevire aynı şeyi tekrar tekrar düşünmek bir süre sonra damakta açılan yara gibi, oynandığı için hiç kapanmayan bir yaraya benziyor. İşte bu yüzden insanlar kendilerine uygun hobiler bulmalılar. Kendi iyiliklerini düşünmüyorlarsa çevresindekileri düşünsünler. Pasif sigara içicisi gibi etraflarında pasif pesimistler yaratmasınlar. Evet şu an bile yazımı beslemek için kafamdaki sorunların üzerine gidiyorum. Mutlu şeyleri yazamıyorum, içimden gelmiyor.
Mutlu şeyler de yazabilenlere hayran kalıyorum. Çok üretkenler. Öyle olmayı isterdim sanırım. Belki bu sayede buraya daha fazla yazı ekleyebilirdim en azından. Şimdi “tarzım bu benim” demeyi öyle çok istiyorum ki anlatamam. “benim tarzım bu, beni rahatsız eden şeyleri buraya yazıyorum, o derece karizmatik bir kişiyim” demek hoş olurdu. Ama işin aslı mutlu bir şeyler yazmak için can atıyorum. Ancak bu yeteneksizliğim fena halde karşıma çıkar oldu bu aralar. Öyle ki neredeyse tüm arkadaşlarım bana neden hep karamsar yazılar yazdığımı sorup durdu. Blog’un görünüşünden dolayı karamsar göründüğünü, aslında daha ziyade komik olduğunu savunup durdum ama sanırım haklıydılar. Tarzım bu benim! Söyledim rahatladım! Sanırım havalı oldum…Fiyakalı bitiriş…Nokta.